Soğuk Algınlığı Nedir?

Soğuk algınlığı; 200'den fazla virüsün neden olabildiği bulaşıcı bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Belirtiler genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, öksürük, boğazda yanma ve hapşırık gibi şikayetlerdir. Ateş, baş ağrısı ve halsizlik genellikle görülmez. Ancak soğuk algınlığına sebep olan virüse göre zaman zaman bu şikayetlerin de eşlik ettiği durumlar olabilir.

Soğuk algınlığının nedenleri arasında soğuk havanın direkt etkisi olduğu söylenemez. Ancak sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı büyük oranda artar. Özellikle okulların açılmasıyla eş zamanlı olarak sonbaharda görülmeye başlar. Bunun başlıca nedenleri kötü havalandırılan ve kapalı olan ortamlarda daha çok zaman geçirilmesi, güneş ışınlarının daha az oluşu, daha çok toplu halde yaşanması, bu mevsimde stresin daha fazla olması ve burundaki koruyucu mukozanın soğuması ile virüslerin o bölgede hızla çoğalabilmesi sayılabilir. Soğuk algınlığına yakalanma riski özellikle kapalı ortamlarda bulunanlar için daha yüksektir.

Bununla birlikte, klimalı ortamlar burun mukozasını kuruttuğundan, stres de bağışıklık sistemini kötü yönde etkilediğinden, bu hastalığa yakalanmayı kolaylaştırırlar.

Soğuk algınlığının ortaya çıkması 1-2 gün sürer. İlk belirti kaşıntılı boğaz ağrısıdır. Ateş normaldir veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir. En sık görülen belirtiler, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğazda yanma ve kuru öksürüktür. Koku ve tat duyusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara da sıkça rastlanır. Bu belirtiler ortalama 7 gün sürer. Olguların dörtte birinde bu süreç 2 haftaya kadar uzayabilir. Soğuk algınlığı o kadar yaygın bir infeksiyondur ki, çok az insan bir yılı yakınmasız geçirebilir. Gelişen ulaşım olanakları sayesinde etken virüsler dünyanın her yerinde ve ikliminde infeksiyonun ortaya çıkmasına yol açabilir. Yetişkinler her yıl 2-5, okul çocukları 7-10 kez soğuk algınlığına yakalanabilirler.

Tedavisi var mıdır?

Soğuk algınlığı tedavisinde bugüne kadar pek çok yöntem denenmiştir. Ancak halk arasında sıkça ve bilinçsizce kullanılan antibiyotiklerin soğuk algınlığı tedavisinde yeri yoktur. Soğuk algınlığı tedavisinde izlenecek yol, belirtiler fark edilmeye başlandığı anda destek tedaviler ile şikayetlerin azaltılmasına yönelik olmalıdır. Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral kökenlidir. Bu nedenle tedavide antiviral ajanlar kullanılmalı ve ayrıca belirtilere göre tedavi yapılmalıdır. Burun tıkanıklığını giderici spreyler, öksürük giderici ilaçlar ve baş ağrısını azaltıcı ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder.

Türkiye'de de antiviral ilaçlar bulunmaktadır. Bu konuda doktor ve eczacınıza danışabilirsiniz

Antibiyotik kullanımı hakkında

Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral kökenlidir. Viral kökenli bu enfeksiyonların tedavisinde çoğunlukla gereksiz yere antibiyotikler ya da semptomatik ilaçlar kullanılmaktadır. Oysa doktor tarafından bakteriyel bir enfeksiyon olduğu kararı verilmeden başlanan antibiyotikler bakterilere karşı etkilidir ve viral safhadaki enfeksiyonlara karşı etkinlik göstermezler. Yine bu dönemde kullanılan semptomatik ilaçlar ( ateş düşürücüler, ağrı kesiciler, öksürük şurupları vb.) hastanın semptomlarını geçici olarak giderirler ancak enfeksiyonu tedavi etmezler, hastalığın süresini kısaltmazlar ya da ilerlemesini önlemezler.

Gereksiz yere antibiyotik kullanımı, bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine neden olduğu gibi alerji ve astım risklerinde de artış meydana getirebilir.

Viral kökenli enfeksiyonların etkin tedavisinde kullanılabilecek ilaçları öğrenmek için doktorunuza danışın.

Soğuk algınlığından korunmak için
  • Mümkün olduğunca kapalı ve havasız ortamlardan uzak durun
  • Bol bol vitamin içeren gıdalar tüketin
  • Uyku düzenine dikkat edin
  • Virüsler, bulaştıkları yerlerde canlı kalabildikleri için, sık sık ellerinizi yıkayın.
Soğuk algınlığı geçirirken

Soğuk algınlığında ilk belirtiler ortaya çıkarken tedaviye başlamak önemlidir. Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral kökenlidir. Bu nedenle tedavide antiviral ajanlar kullanılmalı ve ayrıca belirtilere göre tedavi yapılmalıdır.

Bununla birlikte;
  • Birkaç gün mümkün olduğunca istirahat edin,
  • Bol sıvı tüketin,
  • Beslenmeye dikkat edin, vitaminden zengin besinler tüketin,
  • Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın,
  • Boğaz ağrınız için ağrı kesici içeren pastiller kullanın.
Ayrıca şikayetler düzelir düzelmez normal yaşama dönülmemesi de fayda sağlayacaktır.
Tedavide dikkat edilmesi gerekenler
  • Soğuk algınlığında erken dönemde tedavi olmak çok önemlidir. Soğuk algınlığı şikayetleri hissedilmeye başladığında vakit kaybetmeden eczacı veya doktora danışarak tedavi alınmalıdır.
  • Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral kökenlidir. Viral kökenli bu enfeksiyonların tedavisinde gereksiz yere antibiyotikler ya da semptomatik ilaçlar kullanılmamalıdır. Mutlaka doktora danışarak tedavi belirlenmelidir.
  • Şikayetlerin daha çabuk atlatılması için istirahat çok önemlidir. Ayrıca şikayetler geçtikten sonra hemen günlük hayata dönülmemeli, yavaş yavaş adapte olunmalıdır.
  • Tedavi sırasında bol sıvı tüketimi gereklidir. Su, çorba, portakal suyu ve ıhlamur gibi yiyecek ve içecekler fayda sağlayacaktır.
  • İstirahat edilen ortamın sık sık havalandırılması ve ellerin sık sık yıkanması önem taşır.
  • Çocuklarda Soğuk Algınlığı

    Çocuklarda Soğuk Algınlığı

    Soğuk algınlığı çocuklarda çok sık görülen bir hastalıktır. Soğuk algınlığından burun, boğaz, kulaklar, östaki tüpü, nefes borusu, ses telleri ve akciğerler etkilenir. Soğuk algınlığı en çok okul çağı çocuklarında görülür ve sıklığı yaşla azalır. Soğuk algınlığının ilk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırıktır. Başlangıçta su gibi olan burun akıntısı, bir süre sonra sarı-yeşil renkli ve koyu hale gelir. Çocuklarda boğaz ağrısı, öksürük, başağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir.

    Soğuk algınlığı genellikle 7 ile 14 gün arasında iyileşir. Bazen sinuzit, orta kulak iltihabı, larenjit veya bronşit gibi komplikasyonlar nedeniyle hastalığın seyri uzayabilir. Soğuk algınlığına yakalanan çocuklar, özellikle burun temizliğinden sonra olmak üzere sık sık elleri yıkanmalıdır. Bununla birlikte vitaminden zengin besinlerle beslenmesi, düzenli uyuması sağlanmalıdır. Ayrıca doktora danışılarak alınabilecek antiviral ilaçlar tedaviyi sağlayacaktır.

    Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

    Boğaz ağrısının şiddetlenmesi ve uzun sürmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38°C üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, uyuklama hali, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarında morarma belirtilerinden herhangi birinin görülmesi halinde doktorunuza başvurunuz.

    Ne zaman antibiyotik kullanmalı?

    Bilindiği üzere soğuk algınlığı viral kökenli bir hastalıktır. Bu nedenle soğuk algınlığı geçiren bir çocuk için antibiyotik kullanımının tedavisinde yeri yoktur. Ancak doktoru tarafından bakteriyel bir enfeksiyon geçirdiği kararı alındığında doktorun reçetelediği antibiyotiklerle tedavi sağlanır.
    Unutulmamalıdır ki doktora danışmadan ve gereksiz antibiyotik kullanımı, bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine neden olduğu gibi alerji ve astım risklerinde de artış meydana getirebilir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Soğuk algınlığı nedir?
    Soğuk algınlığı; 200'den fazla virüsün neden olabildiği bulaşıcı bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Soğuğun direkt olarak hastalığa yol açtığı söylenemez. Soğuk algınlığı genellikle okulların açılmasıyla eş zamanlı olarak sonbaharda görülmeye başlar.

    Soğuk algınlığına yakalanma riskini artıran faktörler nelerdir?
    Riski artıran bazı özel faktörler söz konusudur. Okul, sinema, toplu taşıma araçları, uzun mesafeli uçak yolculukları gibi kalabalık ortamlar enfeksiyonun bulaşmasını kolaylaştırır. Klimalar da önemli risk faktörleri arasındadır; havadaki nemi aldıkları için burundaki koruyucu mukoza ortamını kuruturlar ve enfeksiyona yatkın hale getirirler.

    Stres bir risk faktörü müdür?
    Evet. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran bir diğer önemli risk faktörüdür.

    Soğuk algınlığı virüsleri nasıl bulaşır?
    Virüslerin bulaşması; hastaların mikrop içeren burun veya ağız salgılarıyla bulaşmış elleri ve eşyalarıyla olabileceği gibi, havadaki küçük veya büyük parçacıklar içindeki virüslerin solunmasıyla da olabilir.

    Soğuk Algınlığından korunma yöntemleri nelerdir?
    Kapalı ve kalabalık yerlerde hastalık hızla yayılır. Virüsler, mikrobun bulaştığı yerlerde canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla vücudumuza alabiliriz. Bunu engellemek için, elleri sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız.

    Tehlikeli bir hastalık mıdır?
    Bebekler, çok yaşlılar ve bağışıklık sistemi problemli olan kişilerde hastalık çok ciddi sonuçlara yol açabilir.

    Soğuk algınlığının ilk işareti neden acıyan ve tahriş olmuş bir boğazdır?
    Virüsler ilk olarak burun arkasını enfekte ederler. Bu alandaki tahriş, boğaz ağrısı gibi hissedilir. Virüsler daha sonra boğazı tahriş eder.

    Yutkunduğumuz zaman boğazdaki ağrıya ne sebep olur?
    Burun ve boğazdaki bedemcikler virüs tarafından enfekte olduklarında şişerler ve ağrırlar. Yutkunmak, boğaz yüzeylerinin birbirlerine sürtünmesine yol açar ve şişmiş bademciklere baskı yaparak ağrıya sebep olurlar.

    Soğuk algınlığında neden gözler sulanır?
    Gözyaşlarını gözden buruna çeken küçük kanal, burnun içi ve yüzeyindeki gibi birçok büyük damar içerir. Soğuk algınlığı sırasında damarlar şişer ve küçük kanalı tıkayarak, gözyaşlarının göz içinde birikmesine yol açar.

    Tedavide antibiyotik kullanılır mı?
    Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri olmamasına rağmen bu konuda sıklıkla yanlış yapılır.

    © 2013 Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic. A.Ş.

    Eski Büyükdere Caddesi Ayazağa Yolu No: 5
    Maslak 34398 İstanbul
    Tel: (212) 366 84 00 - Faks: (212) 276 20 20
    www.abdiibrahim.com.tr

    Yasal Uyarı . Gizlilik Politikası

    Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez.
    Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.